Números 33

BB31 vs ARIB

Sair da comparação
ARIB Almeida Revisada Imprensa Bíblica
1 Musayla Harun önderliğinde birlikler halinde Mısırdan çıkan İsrailliler sırasıyla aşağıdaki yolculukları yaptılar.
1 São estas as jornadas dos filhos de Israel, pelas quais saíram da terra do Egito, segundo os seus exércitos, sob o comando de Moisés e Arão.
2 Musa RABbin buyruğu uyarınca sırasıyla yapılan yolculukları kayda geçirdi. Yapılan yolculuklar şunlardır:
2 Moisés registrou os pontos de partida, segundo as suas jornadas, conforme o mandado do Senhor; e estas são as suas jornadas segundo os pontos de partida:
3 İsrailliler Fısıh kurbanının ertesi günü -birinci ayın on beşinci günü- Mısırlıların gözü önünde zafer havası içinde Ramsesten yola çıktılar.
3 Partiram de Ramessés no primeiro mês, no dia quinze do mês; no dia seguinte ao da páscoa saíram os filhos de Israel afoitamente à vista de todos os egípcios,
4 O sırada Mısırlılar RABbin yok ettiği ilk doğan çocuklarını gömüyorlardı; RAB onların ilahlarını yargılamıştı.
4 enquanto estes enterravam a todos os seus primogênitos, a quem o Senhor havia ferido entre eles, havendo o senhor executado juízos também contra os seus deuses.
5 İsrailliler Ramsesten yola çıkıp Sukkotta konakladılar.
5 Partiram, pois, os filhos de Israel de Ramessés, e acamparam-se em Sucote.
6 Sukkottan ayrılıp çöl kenarındaki Etamda konakladılar.
6 Partiram de Sucote, e acamparam-se em Etã, que está na extremidade do deserto.
7 Etamdan ayrılıp Baal-Sefonun doğusundaki Pi-Hahirota döndüler, Migdol yakınlarında konakladılar.
7 Partiram de Etã, e voltando a Pi-Hairote, que está defronte de Baal-Zefom, acamparam-se diante de Migdol.
8 Pi-Hahirottan ayrılıp denizden çöle geçtiler. Etam Çölünde üç gün yürüdükten sonra Marada konakladılar.
8 Partiram de Pi-Hairote, e passaram pelo meio do mar ao deserto; e andaram caminho de três dias no deserto de Etã, e acamparam-se em Mara.
9 Maradan ayrılıp on iki su kaynağı ve yetmiş hurma ağacı olan Elime giderek orada konakladılar.
9 Partiram de Mara, e vieram a Elim, onde havia doze fontes de água e setenta palmeiras, e acamparam-se ali.
10 Elimden ayrılıp Kızıldeniz kıyısında konakladılar.
10 Partiram de Elim, e acamparam-se junto ao Mar Vermelho.
11 Kızıldenizden ayrılıp Sin Çölünde konakladılar.
11 Partiram do Mar Vermelho, e acamparam-se no deserto de Sim.
12 Sin Çölünden ayrılıp Dofkada konakladılar.
12 Partiram do deserto de Sim, e acamparam-se em Dofca.
13 Dofkadan ayrılıp Aluşta konakladılar.
13 Partiram de Dofca, e acamparam-se em Alus.
14 Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.
14 Partiram de Alus, e acamparam-se em Refidim; porém não havia ali água para o povo beber.
15 Refidimden ayrılıp Sina Çölünde konakladılar.
15 Partiram, pois, de Refidim, e acamparam-se no deserto de Sinai.
16 Sina Çölünden ayrılıp Kivrot-Hattaavada konakladılar.
16 Partiram do deserto de Sinai, e acamparam-se em Quibrote-Hataavá.
17 Kivrot-Hattaavadan ayrılıp Haserotta konakladılar.
17 Partiram de Quibrote-Hataavá, e acamparam-se em Hazerote.
18 Haserottan ayrılıp Ritmada konakladılar.
18 Partiram de Hazerote, e acamparam-se em Ritma.
19 Ritmadan ayrılıp Rimmon-Pereste konakladılar.
19 Partiram de Ritma, e acamparam-se em Rimom-Pérez.
20 Rimmon-Peresten ayrılıp Livnada konakladılar.
20 Partiram de Rimom-Pérez, e acamparam-se em Libna.
21 Livnadan ayrılıp Rissada konakladılar.
21 Partiram de Libna, e acamparam-se em Rissa.
22 Rissadan ayrılıp Kehelatada konakladılar.
22 Partiram de Rissa, e acamparam-se em Queelata.
23 Kehelatadan ayrılıp Şefer Dağında konakladılar.
23 Partiram de Queelata, e acamparam-se no monte Sefer.
24 Şefer Dağından ayrılıp Haradada konakladılar.
24 Partiram do monte Sefer, e acamparam-se em Harada.
25 Haradadan ayrılıp Makhelotta konakladılar.
25 Partiram de Harada, e acamparam-se em Maquelote.
26 Makhelottan ayrılıp Tahatta konakladılar.
26 Partiram de Maquelote, e acamparam-se em Taate.
27 Tahattan ayrılıp Terahta konakladılar.
27 Partiram de Taate, e acamparam-se em Tera.
28 Terahtan ayrılıp Mitkada konakladılar.
28 Partiram de Tera, e acamparam-se em Mitca.
29 Mitkadan ayrılıp Haşmonada konakladılar.
29 Partiram de Mitca, e acamparam-se em Hasmona.
30 Haşmonadan ayrılıp Moserotta konakladılar.
30 Partiram de Hasmona, e acamparam-se em Moserote.
31 Moserottan ayrılıp Bene-Yaakanda konakladılar.
31 Partiram de Moserote, e acamparam-se em Bene-Jaacã.
32 Bene-Yaakandan ayrılıp Hor-Hagidgatta konakladılar.
32 Partiram de Bene-Jaacã, e acamparam-se em Hor-Hagidgade.
33 Hor-Hagidgattan ayrılıp Yotvatada konakladılar.
33 Partiram de Hor-Hagidgade, e acamparam-se em Jotbatá.
34 Yotvatadan ayrılıp Avronada konakladılar.
34 Partiram de Jotbatá, e acamparam-se em Abrona.
35 Avronadan ayrılıp Esyon-Geverde konakladılar.
35 Partiram de Abrona, e acamparam-se em Eziom-Geber.
36 Esyon-Geverden ayrılıp Zin Çölünde -Kadeşte- konakladılar.
36 Partiram de Eziom-Geber, e acamparam-se no deserto de Zim, que é Cades.
37 Kadeşten ayrılıp Edom sınırındaki Hor Dağında konakladılar.
37 Partiram de Cades, e acamparam-se no monte Hor, na fronteira da terra de Edom.
38 Kâhin Harun RABbin buyruğu uyarınca Hor Dağına çıktı. İsraillilerin Mısırdan çıkışlarının kırkıncı yılı, beşinci ayın birinci günü orada öldü.
38 Então Arão, o sacerdote, subiu ao monte Hor, conforme o mandado do Senhor, e ali morreu no quadragésimo ano depois da saída dos filhos de Israel da terra do Egito, no quinto mês, no primeiro dia do mês.
39 Hor Dağında öldüğünde Harun 123 yaşındaydı.
39 E Arão tinha cento e vinte e três anos de idade, quando morreu no monte Hor.
40 Kenan ülkesinin Negev bölgesinde yaşayan Kenanlı Arat Kralı İsraillilerin geldiğini duydu.
40 Ora, o cananeu, rei de Arade, que habitava o sul da terra de Canaã, ouviu que os filhos de Israel chegavam.
41 İsrailliler Hor Dağından ayrılıp Salmonada konakladılar.
41 Partiram do monte Hor, e acamparam-se em Zalmona.
42 Salmonadan ayrılıp Punonda konakladılar.
42 Partiram de Zalmona, e acamparam-se em Punom.
43 Punondan ayrılıp Ovotta konakladılar.
43 Partiram de Punom, e acamparam-se em Obote.
44 Ovottan ayrılıp Moav sınırındaki İye-Haavarimde konakladılar.
44 Partiram de Obote, e acamparam-se em Ije-Abarim, na fronteira de Moabe.
45 İyimden ayrılıp Divon-Gadda konakladılar.
45 Partiram de Ije-Abarim, e acamparam-se em Dibom-Gade.
46 Divon-Gaddan ayrılıp Almon-Divlataymada konakladılar.
46 Partiram de Dibom-Fade, e acamparam-se em Almom-Diblataim.
47 Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.
47 Partiram de Almom-Diblataim, e acamparam-se nos montes de Abarim, defronte de Nebo.
48 Haavarim dağlık bölgesinden ayrılıp Şeria Irmağı yanında, Eriha karşısındaki Moav ovalarında konakladılar.
48 e seu pai. de Moabe, junto ao Jordão, na altura de Jericó;
49 Şeria Irmağı boyunca Beythayeşimottan Avel-Haşşittime kadar Moav ovalarında konakladılar.
49 isto é, acamparam-se junto ao Jordão, desde Bete-Jesimote até Abel-Sitim, nas planícies de Moabe.
50 Orada, Şeria Irmağı yanında Eriha karşısındaki Moav ovalarında RAB Musaya şöyle dedi:
50 Também disse o Senhor a Moisés, nas planícies de Moabe, junto ao Jordão, na altura de Jericó:
51 ‹‹İsraillilere de ki, ‹Şeria Irmağından Kenan ülkesine geçince,
51 Fala aos filhos de Israel, e dize-lhes: Quando houverdes passado o Jordão para a terra de Canaã,
52 ülkede yaşayan bütün halkı kovacaksınız. Oyma ve dökme putlarını yok edecek, tapınma yerlerini yıkacaksınız.
52 lançareis fora todos os habitantes da terra de diante de vós, e destruireis todas as suas pedras em que há figuras; também destruireis todas as suas imagens de fundição, e desfareis todos os seus altos;
53 Ülkeyi yurt edinecek, oraya yerleşeceksiniz; çünkü mülk edinesiniz diye orayı size verdim.
53 e tomareis a terra em possessão, e nela habitareis; porquanto a vós vos tenho dado esta terra para a possuirdes.
54 Ülkeyi boylarınız arasında kurayla paylaşacaksınız. Büyük boya büyük pay, küçük boya küçük pay vereceksiniz. Kurada kime ne çıkarsa, orası onun olacak. Dağıtımı atalarınızın oymaklarına göre yapacaksınız.
54 Herdareis a terra por meio de sortes, segundo as vossas famílias: à família que for grande, dareis uma herança maior, e à família que for pequena, dareis uma herança menor; o lugar que por sorte sair para alguém, esse lhe pertencerá; segundo as tribos de vossos pais recebereis as heranças.
55 ‹‹ ‹Ama ülkede yaşayanları kovmazsanız, orada bıraktığınız halk gözlerinizde kanca, böğürlerinizde diken olacak. Yaşayacağınız ülkede size sıkıntı verecekler.
55 Mas se não lançardes fora os habitantes da terra de diante de vós, os que deixardes ficar vos serão como espinhos nos olhos, e como abrolhos nas ilhargas, e vos perturbarão na terra em que habitardes;
56 Ben de onlara yapmayı tasarladığımı size yapacağım.› ››
56 e eu vos farei a vós como pensei em fazer-lhes a eles.

Ler em outra tradução

Comparar com outra