Números 12

BB31 vs NVI

Sair da comparação
NVI Nova Versão Internacional
1 Musa Kûşlu bir kadınla evlenmişti. Bundan dolayı Miryamla Harun onu yerdiler.
1 Miriã e Arão começaram a criticar Moisés porque ele havia se casado com uma mulher cuxita.
2 ‹‹RAB yalnız Musa aracılığıyla mı konuştu?›› dediler, ‹‹Bizim aracılığımızla da konuşmadı mı?›› RAB bu yakınmaları duydu.
2 "Será que o Senhor tem falado apenas por meio de Moisés? ", perguntaram. "Também não tem ele falado por meio de nós? " E o Senhor ouviu isso.
3 Musa yeryüzünde yaşayan herkesten daha alçakgönüllüydü.
3 Ora, Moisés era um homem muito paciente, mais do que qualquer outro que havia na terra.
4 RAB ansızın Musa, Harun ve Miryama, ‹‹Üçünüz Buluşma Çadırına gelin›› dedi. Üçü de gittiler.
4 Imediatamente o Senhor disse a Moisés, a Arão e a Miriã: "Dirijam-se à Tenda do Encontro, vocês três". E os três foram para lá.
5 RAB bulut sütununun içinde indi. Çadırın kapısında durup Harunla Miryamı çağırdı. İkisi ilerlerken
5 Então o Senhor desceu numa coluna de nuvem e, pondo-se à entrada da Tenda, chamou Arão e Miriã. Os dois vieram à frente,
6 RAB onlara seslendi: ‹‹Sözlerime kulak verin: 2 Eğer aranızda bir peygamber varsa, 2 Ben RAB görümde kendimi ona tanıtır, 2 Onunla düşte konuşurum.
6 e ele disse: "Ouçam as minhas palavras: Quando entre vocês há um profeta do Senhor, a ele me revelo em visões, em sonhos falo com ele.
7 Ama kulum Musa öyle değildir. 2 O bütün evimde sadıktır.
7 Não é assim, porém, com meu servo Moisés, que é fiel em toda a minha casa.
8 Onunla bilmecelerle değil, 2 Açıkça, yüzyüze konuşurum. 2 O RABbin suretini görüyor. 2 Öyleyse kulum Musayı yermekten korkmadınız mı?››
8 Com ele falo face a face, claramente, e não por enigmas; e ele vê a forma do Senhor. Por que não temeram criticar meu servo Moisés? "
9 RAB onlara öfkelenip oradan gitti.
9 Então a ira do Senhor acendeu-se contra eles, e ele os deixou.
10 Bulut çadırın üzerinden ayrıldığında Miryam deri hastalığına yakalanmış, kar gibi bembeyaz olmuştu. Harun Miryama baktı, deri hastalığına yakalandığını gördü.
10 Quando a nuvem se afastou da Tenda, Miriã estava leprosa; sua aparência era como a da neve. Arão voltou-se para ela, viu que ela estava com lepra
11 Musaya, ‹‹Ey efendim, lütfen akılsızca işlediğimiz günahtan ötürü bizi cezalandırma›› dedi,
11 e disse a Moisés: "Por favor, meu senhor, não nos castigue pelo pecado que tão tolamente cometemos.
12 ‹‹Miryam etinin yarısı yenmiş olarak ana rahminden çıkan ölü bir bebeğe benzemesin.››
12 Não permita que ela fique como um feto abortado que sai do ventre de sua mãe com a metade do corpo destruído".
13 Musa RABbe, ‹‹Ey Tanrı, lütfen Miryamı iyileştir!›› diye yakardı.
13 Então Moisés clamou ao Senhor: "Ó Deus, por misericórdia, cura-a! "
14 RAB, ‹‹Babası onun yüzüne tükürseydi, yedi gün utanç içinde kalmayacak mıydı?›› diye karşılık verdi, ‹‹Onu yedi gün ordugahtan uzaklaştırın, sonra geri getirilsin.››
14 O Senhor respondeu a Moisés: "Se o pai dela lhe tivesse cuspido no rosto, não estaria ela envergonhada sete dias? Que fique isolada fora do acampamento sete dias; depois ela poderá ser trazida de volta".
15 Böylece Miryam yedi gün ordugahtan uzaklaştırıldı, o geri getirilene dek halk yola çıkmadı.
15 Então Miriã ficou isolada sete dias fora do acampamento, e o povo não partiu enquanto ela não foi trazida de volta.
16 Bundan sonra halk Haserot'tan ayrılıp Paran Çölü'nde konakladı.
16 Depois disso, partiram de Hazerote e acamparam no deserto de Parã.

Ler em outra tradução

Comparar com outra